Irritable bağırsak

İrritable Bağırsak Sendromu

İrritable bağırsak sendromu, en sık görülen mide bağırsak sistemi hastalığı olup hassas/huzursuz bağırsak sendromu olarak ta bilinir.

 

İrritable Bağırsak Sendromu Nedir?

Fonskiyonel gastrointestinal bozukluk veya spastik kolon olarak bilinen ve 45 yaş altı bireylerde görülen bir bağırsak hastalığıdır. Bağırsak kaslarında anormal kasılmalar, sindirim sistemi anormalliği, bağırsaklarda iltihaplanma, ağır enfeksiyon ve mikroflorada bozulma gibi bazı rahatsızlıklar sonrası ortaya çıkar.

 

İrritable Bağırsak Sendromu Belirtileri

İrritable bağırsak sendromu belirtileri değişken olup her hastada farklı düzeyde seyreder. En sık görülen belirtileri şunlardır;

 

  • Dışkılama sonrası kısmen veya tamamen ortadan kalkan şişkinlik, karın ağrısı veya kramp
  • Aşırı gaz
  • Kabızlık veya ishal
  • Dışkıda mukus

 

İrritable bağırsak sendromu ile birlikte sıklıkla görülen yakınmalar ise; depresyon, anksiyete, uyku bozuklukları, fibromiyalji, baş ağrısı, sık idrara çıkma ve kronik yorgunluktur.

 

İrritable Bağırsak Sendromu Tedavisi

Hastalık her hastada farklı şiddette görülse de tedavi ile kontrol altına alınabilmektedir. Hastaya göre değişen tedavi yöntemleri uygulanır. En uygun tedavi yöntemi için hasta ve doktor birlikte çalışır. Stres ve gıda alerjisi gibi hastalığı tetikleyen faktörlerden uzak durmak, sağlıklı beslenme düzeni oluşturmak ve hareketli bir yaşam tarzına geçmek hastalıkla mücadelede önemlidir.

İrritable bağırsak sendromu tedavisinde kullanılan bazı ilaç türleri şöyledir;

 

  • Bağırsak kaslarını gevşeten, karın ağrısı ve krampları azaltan antispazmodik veya trisiklik antidepresan ilaçlar
  • Kabızlık için müshil ilaçları
  • İshal için ilaçlar

 

İrritable Bağırsak Sendromunda Beslenme Tarzı

İrritable bağırsak sendromu belirtilerini azaltmaya yardımcı olmak ve şikâyetleri azaltmak için diyet programı hazırlanır ve aktivitelerde değişiklik yapılır.

  • Bol meyve, sebze, lifli yiyecekler, baklagil ve kepekli tahıl tüketilmelidir
  • Sık ve azar-azar yemek şikâyetleri hafifletmede etkilidir
  • Yiyecekleri yavaş ve uzun süre çiğnemek gaz şikâyetlerini hafifletir
  • Düzensiz egzersiz yapıldığında salgılanan endorfin ve serotonin mutluluk hormonları stresin neden olduğu bağırsak rahatsızlığına azaltmada etkilidir.

 

Her hastada farklı düzeylerde görülen İrritable bağırsak sendromunda kilo kaybı, gece ishali, rektal kanama, demir eksikliği, nedensiz kusma, yutma zorluğu ve geçmeyen karın ağrısı gibi belirtiler görüldüğünde mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

İnsomnia

İnsomnia

İnsomnia (Uykusuzluk), insan sağlığını ve yaşam kalitesini etkileyen bir uyku bozukluğudur. İnsomnia rahatsızlığı olanlar uykuya dalmada, uykuda kalmada ve yeniden uykuya dönmede sorun yaşar. Çok erken uyanma veya uykunun bölünmesi de yaygın bir uyku bozukluğu olup uykusuzluk hastalığı olanlar uyandığında kendini yorgun hisseder.

 

İnsomnia Nedir?

Günlerce, hatta bazen aylarca uyuyamama sıkıntısı yaşatan İnsomnia, kişinin enerji seviyesini düşüren ve ruh halini olumsuz etkileyen bir uyku hastalığıdır. Uyku yeterlilik süresi kişiden kişiye değişse de, yetişkinler için günde 6-8 saatlik bir uykunun yeterli olduğu öngörülmektedir. Birçok nedenle yaşanan uykusuzluk sorunu dönemsel olarak yaşandığı gibi, bir aydan uzun süreli yaşanan uykusuzluk sorunları kişinin sağlığını, yaşam kalitesini ve iş performansını olumsuz etkiler. Teşhisinin bazen zor olduğu uykusuzluk günümüzde yaygın olarak görülen bir sorundur.

 

İnsomnia Nedenleri

Birçok hastalığa bağlı olarak gelişebilen uykusuzluk kadınlarda ve yaşlılarda daha yaygın olarak görülmektedir. Günümüzde her 10 kişiden biri kronik uykusuzluk yaşıyor.

Uykusuzluğa neden olan durumlar;

  • Psikolojik sorunlar
  • Tiroid hastalıkları
  • Duygusal ya da fiziksel rahatsızlıklar
  • Depresyon
  • Kronik stres
  • İlaç kullanımı
  • Duygusal veya fiziksel rahatsızlıklar
  • Gürültü, ışık, aşırı sıcak
  • Stres
  • Jetlag, sürekli değişen çalışma veya seyahat saatleri
  • Düzensiz yatma zamanları
  • Yatmadan önce ağır yemek yemek, kafein, nikotin veya alkol tüketmek

 

İnsomnia Belirtileri

Gün içinde uyuklama, yorgunluk, sinirlilik, hafıza sorunları, konsantrasyon eksikliği, geceleri uykuya dalmada zorluk yaşama, geceleri uyanma, uyandığında dinlenmiş hissetmeme, anksiyete, uykusuzluğa bağlı hatalar yapma veya kazalar yaşama.

 

İnsomnia Tedavi Yöntemleri

Sağlıklı uykuyu desteklemek ve iyi uyku alışkanlıkları edinmek en önemli unsurdur. Kronik uykusuzluğun tedavisinde ilk olarak uykusuzluğa neden olan sorunlar tespit edilir. Fiziksel ve psikolojik değerlendirmeler sonrası uygun tedaviye karar verilir.

Gevşeme egzersizleri, beslenme düzeninin değiştirilmesi, yaşam tarzı ve uyku ortamı ile ilgili düzenlemeler uykusuzluk sorununun giderilmesinde etkilidir. Bilişsel davranışçı terapi ve uzmanlar tarafından önerilen reçeteli uyku ilaçları ile uykuya dalma ve kaliteli uyku uyuyamama gibi kronik uyku sorunları giderilmektedir.

Fibromiyalji

Fibromiyalji

Fibromiyalji; genel kas ve kemik ağrıları ile birlikte yorgunluk, uyku düzensizliği, bilişsel bozukluk ve vücutta hassasiyet oluşumu gibi belirtilerle ortaya çıkan yumuşak doku romatizmasıdır. Fiziksel ve psikolojik rahatsızlıkların nedeni tam olarak bilinmemektedir. 30-50 yaş aralığında görülmekte olup hastaların %90’ı kadındır.

 

Fibromiyalji Nedenleri Nelerdir?

Nedeni henüz tam olarak saptanamamış bir hastalık olan fibrormiyalji ile ilgili yapılan araştırmalar, hastalığı tetikleyen birçok faktörün olduğunu göstermektedir. Fibromiyaljiyi tetikleyen faktörler şunlardır;

 

Genetik faktörler: Aile üyelerinde fibromiyalji bulunanların bu hastalığa yakalanma riskinin daha fazla olduğu gözlemlenmiştir.

Enfeksiyonlar: Önceden geçirilmiş bazı enfeksiyonların fibromiyaljiyi tetikleyebildiği veya belirtileri kötüleştirebildiği öngörülmektedir.

Travma: Fiziksel veya duygusal travmalar fibromiyalji nedeni olabilir. Rahatsızlık, travmanın neden olduğu stres sonrası daha sık ortaya çıkmaktadır.

Stres: Stresin etkileri aylar hatta yıllar süren etkilerle devam edebilir. Stresin hormon bozukluğuna neden olduğu, bu durumun da fibromiyalji ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir.

Kişilik yapısı: Hassas veya mükemmelliyetçi kişilikte olanlarda fibromiyalji gözlemlenmiştir.

 

Vücutta Fibromiyalji Noktaları

Fibromiyaljide vücutta bazı tetik noktaları ve hassas noktalar bulunur. Hafif basınçta bile ağrının hissedildiği bu noktalar fibromiyalji teşhisinde nadir olarak dikkate alınır. 18 farklı alanı içeren bu bölgelerin en az 11’inde künt ağrı olarak tanımlanan ağrının hissedilmesi durumunda fibromiyalji tanısı konulur.

Belli başlı tetik noktaları şunlardır;

  • Başın arka bölgesi
  • Omuz üst kısımları
  • Üst göğüs bölgesi
  • Dirsekler
  • Kalçalar
  • Dizler

Fibromiyalji tanısında fibromiyalji noktaları odak nokta olmayıp, üç aydan fazla süren ve nedeni açıklanamayan ağrılarda fibromiyaljiden şüphelenilir.

 

Fibromiyalji Belirtileri

  • Yorgunluk
  • Uyku sorunları
  • Baş ağrısı
  • Kaygı
  • Depresif ruh hali
  • Nefes almada zorlanma
  • Kulak çınlaması
  • Alt karın bölgesinde hissedilen ağrı
  • Çabuk yorulma

 

Fibromiyalji Tedavisi

Fibromiyalji tedavisinde amaç ağrıyı kontrol altına alarak yaşam kalitesini yükseltmektir. Yaşam biçiminin değiştirme yanında ağrı kontrolü ve psikolojik rahatlama için bazı ilaçlar kullanılır. Bunlar; ağrı kesiciler, antidepresanlar, antiepileptik ilaçlardır.

Fibromiyalji tedavisi için fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanlarına başvurulmaktadır. Fizik tedavi ve tamamlayıcı tıp yöntemleri ile yüz güldüren sonuçlar elde edilmektedir. Özellikle;

  • Akupunktur
  • Yoga
  • Meditasyon
  • Masaj
  • Düzenli egzersiz ve
  • Dengeli ve sağlıklı beslenme önerilir.
dizkapağı

Diz Kapağı Problemi Yürüyememe

Diz kapağı problemi, diz kapağına uzun süre aşırı yük yüklenmesi sonucu eklemdeki kıkırdak dokunun aşınması veya tamamen yok olması ile ortaya çıkan ağrılı bir durumdur. Kemiğin zarar görmesi sonucu osteoartrit, diz kapağı tümörü, yaralanma, travma, diz kapağının kayması, yağ dokusu veya tendonların iltihaplanması ve plika gibi sorunlar ortaya çıkarak diz kapağı ağrısına ve hatta ilerleyen aşamada yürüyememe sorununa yol açar. Ortaya çıkan hastalık tipine göre ağrı şiddeti ve şekli değişir.

Diz Kapağı Probleminin Nedenleri

Vücudu taşıyan diz eklemleri, günlük aktivitelerde oldukça yoğun bir baskıya maruz kalır. Genelde yorgunluk, zorlama, aşırı kullanım, travma, yaşlılık ve pozisyonel kaymalara bağlı olarak ortaya çıkar. Farklı nedenlerle ortaya çıkan diz kapağı ağrılarına tanı koyarken hastanın öyküsü dinlenir ve fiziki muayenesi yapılır. Uzman doktorun gerekli gördüğü durumda radyolojik görüntüleme de istenebilir. Ağrının her durumda, istirahat esnasında veya sadece spesifik hareketlerde hissedilmesi tanı koymada önemlidir.

Diz yaralanmalarına bağlı olarak ortaya çıkan diz ağrısının nedenleri şunlardır;

  • Ön çapraz bağ yaralanması
  • Kırık
  • Menisküs yırtığı
  • Diz bursiti
  • Tendinit (kronik tendon iltihabı)

Diz ağrısına neden olan mekanik problemler şunlardır;

  • Eklem içi kemik veya kıkırdak parçası
  • İliotibial bant sendromu
  • Diz kapağı kayması
  • Kalça veya ayak ağrısı

 

Diz kapağı ağrısına neden olan kireçlenme türleri şöyledir;

  • Osteoartrit
  • Eklem romatizması
  • Gut
  • Psödogut
  • Septik artrit

Diz ağrısına neden olan diğer problemler ise şunlardır;

  • Obezite
  • Kas zayıflığı
  • Ağır spor veya meslekler

Diz Ağrısı Tedavisi

Diz ağrısının tedavisi,  ağrıya neyin neden olduğuna bağlı olarak değişmektedir. Burkulma veya incinme sonucu ortaya çıkan ağrılar dinlenme ile kısa sürede geçer. Dizde zorlanma sonucu ağrı meydana gelmişse egzersiz öncesi ısınma hareketlerinin ve egzersiz sonrası esneme hareketlerinin yapılması tavsiye edilir. Kireçlenme ve iltihaplanma durumunda ısı pedleri, diz ağrısı ile birlikte oluşan şişliklerde soğuk uygulama ağrıyı hafifletmede etkilidir.

Ağrının ortaya çıkma nedenine ve şiddetine bağlı olarak ağızdan ilaç alımı, fizik tedavi, enjeksiyonla tedavi veya ameliyatla tedavi yöntemleri diz ağrısı tedavileri arasındadır.

depresyon

Depresyon

Depresyon, majör depresif bozukluk olarak tanımlanan tıbbi bir hastalıktır. Kişinin hislerini, düşüncelerini ve davranışlarını olumsuz etkileyen depresyon, birçok duygusal ve fiziksel belirtilerle ortaya çıkar. Araştırmalara göre majör depresyon yaygınlığı ortalama %3-5,8 civarıdır. Kadınlarda depresyon riski hayatı boyunca erkeklere göre 2 kat daha fazladır.

Depresyon Belirtileri

Hayattan zevk almamaya neden olan depresyonun belirtileri şunlardır;

  • Sürekli üzüntülü ruh hali
  • Günlük aktivitelere olan ilginin azalması ve keyif almama
  • Aşırı yeme isteği veya iştahsızlık
  • Uyku problemleri
  • Sürekli yorgunluk hissi
  • Değersiz veya suçlu hissetme
  • Konuşma ve hareketlerde yavaşlık
  • Konsantrasyon eksikliği karar verme güçlüğü
  • İntihar eğilimi

Depresyon Nedenleri

Depresyonun psikolojik, biyolojik ve sosyal birçok nedeni bulunuyor. Ölüm, sevilen kişiden ayrılma, erken ebeveyn kaybı, boşanma, iş kaybı, ekonomik gücün düşüklüğü, alkol veya zararlı madde kullanımı, çocuklukta yaşanan travma ve kötü anılar, ailede depresyon öyküsü, bazı ilaçlar veya hastalıklar, hormonal değişiklikler depresyon nedenleri arasında yer alıyor.

Depresyon Tanısı

Psikiyatri biliminde depresyon sınıflandırılmış ve iyi tanımlanmıştır. Hastanın öyküsü dinlenir ve gerektiğinde depresyon testi uygulanır. Anksiyete bozukluğu depresyonla alakasız olup yaygın olarak görülen yoğun kaygı ve endişe halidir. Kişinin sosyal ve günlük yaşamı olumsuz etkilenir. Sağlık, aile, iş ve para gibi konularla ilgili sorunların neden olduğu kaygı hali ortalama 6 ay sürer. Depresyon, depresif nöbetlerin yaşandığı ve temel nedeni hoş olmayan bir duygu durumudur. Kişi sürekli kötümser düşünür ve derin bir üzüntü yaşar. Tedavi edildiğinde kısa sürede atlatılan, tedavi edilmediğinde ise 6-24 ayda düzelen depresyon yineleyici bir hastalı olup mutlaka tedavi edilmelidir.

Depresyon Tedavisi

Genetik yatkınlığın olduğu bir hastalık olan depresyon tedavisinde hasta ile işbirliği yapmak tedavinin başarısı için adeta bir kuraldır. Yüksek oranda tedaviye cevap alınan depresyonda psikoterapi tedavisi önceliklidir. İlaç kullanımı depresyon tedavisinde başvurulan bir yöntem olup iyileşme sağlandığında ilaç alımı kesilmemelidir. Uzman doktorun önerdiği süre boyunca ilaç kullanımı önemlidir. Depresyon yineleyen bir hastalık olduğundan ilaç kullanımı ortalama bir yıl olup belirtiler tamamen geçmediyse ilaç alımı süresi uzatılır.

Depresyon bir kişilik bozukluğu veya zayıflığı olmayıp, hasta işbirliği ile tedavisi yapılan bir sağlık sorunudur.

diz ağrısı2

Diz ağrısı hangi sebeplerden oluşur?

Diz hastalıklarında ağrıya eşlik eden fiziksel durumlar nasıl rahatlar?

Diz eklemlerimiz, vücudumuzun kilo almasından en çok etkilenen bölgesidir. İlk bulgular ağrı-şişlik ve sonrasında da hareket etmekte problemlerin oluşması.

Ön çapraz bağ yaralanmaları ise genelde sporcularda ve hızlı dikkatsiz hareket eden kişilerde sık rastlanan bir problemdir.

Diz ağrısı hangi sebeplerden oluşur?

Nedeni ne olursa olsun (eklem içi oluşması.) nedeni travmalardır. Travma temizliği (NLP) ve akupunktur terapiyi de içeren SCİO THERAPHY ile öncelikle frekanssal alan taramasını yapmak ve problemli frekans alanını nötralize etme metodu ile ekstrem durumlar hariç genellikle bir veya iki seans yeterli frekanssa artrit hatalarında bu terapilerin paralelinde homeopatik suschler tuzları da kullanmaktayım. Bu mineraller sayesinde kişinin yaşam konforu artmakta ve beden eskiye göre güçlü bir yaşam enerjisine ulaşmaktadır.

jeopatik denge (1)

Ev ve iş yerlerinde Jeopatik dengesizliğin belirtileri

Ev ve işyerinizde her zaman huzursuzluk varsa ve bolluk bereket konusunda yeterli seviyeye ulaşamıyorsanız

  • Kaleniz olan eviniz ve işyerinize girdiğinizde içiniz sıkılıyor bir kasvet hissediyor ve buralardan çıkıp uzaklaşınca kendinizi iyi hissediyorsanız
  • Sürekli eşyalar arızalanıyor veya hasar görüyorsa
  • Evinizde ve işyerinizde normal dışı olaylar yaşıyorsanız
  • Yaşadığınız evlere taşındıktan sonra sağlık problemleriniz arttıysa
  • Ev ve işyeriniz de birlikte olduğunuz insanlarla dışarıda sorun yokken bu ortamlarda tartışmak veya kavga etmek gibi problemler yaşıyorsanız
  • Özellikle kediniz varsa ve en çok kullandığınız sandalye, koltuk veya yatağınız da uyuyorsa
  • Ev veya iş yeriniz de daha önce yaşayanlar da iflas, boşanma gibi olumsuzluklar süregeliyor ise
  • Bazı odalar size daha negatif geliyorsa

Ev ve iş yerinizde Jeopatik dengesizliklerin olduğunu söyleyebiliriz.

“Jeopatik Dengesizlik yaşanan alanlar her yerde olabilir. Yaşamımızı bu alanların dışında tutmamız mümkün değil ise dengeleme yapmamız gerekir.”

Hartmann hatları da jeopatik alan bozuklukları yaratır. Bu hatlar üzerine denk gelen yaşam alanları   sağlık açısından bir etken olmamakla beraber, hatların kesiştiği noktalar yaydıkları yüksek jeopatik stres ile bizim enerjimize zarar verir.

Bu noktalara konan   yatak veya çalışma masasının koltuğu kanserin başlangıcı olabilir. Jeopatik alan direkt olarak bir hastalık yaratmayabilir ama bağışıklık sistemini olumsuz etkileyerek vücudun hastalanmaya başlamasına neden olur. Önce uyku problemleri

jeopatik denge (2)

Jeopatik alan dengeleme

Kozmik enerji ile tanıştığımda farkına vardığım bu önemli konuda sizi de bilgilendirmek istedim konuyu anladığınızda kesinlikle mekân enerjisi dengelemesi yaptırmanız gerektiğini sizde anlayacaksınız.  Bu işlemi bir defa yapmak yeterlidir ve kalıcı olarak yaşanan problemlerden kurtulursunuz.

İş yeriniz ve eviniz de jeopatik alan dengesizliğini nasıl hissedersiniz?

İş yerinizde çok çalışmanıza rağmen bereketli olmuyorsa, Ev ve işyerine girdiğinizde enerjinizi sürekli düşük hissediyor

  • Kavga etmek istiyorsanız
  • İçiniz sıkılıyorsa
  • Halsizlik yorgunluk yaşıyorsanız
  • Çok uyumanıza rağmen dinlenemiyorsanız hatta uyuyamıyorsanız. Jeopatik alan dengesizliği yaşadığınızdan emin olabilirsiniz.

Jeopatik Denge de Evlerimizin Önemi

Evlerimiz özellikle yatak odalarımız en uzun süreyi geçirdiğimiz alanlardır. Ortalama 7-8 saatlik uykumuzu almamız ve ertesi güne enerjimizi topalmış olarak başladığımız yerlerdir. Evimizin nerede inşa olduğunu bilemeyiz.

Eğer evimizi yeni yapacaksak   toprağın altında neler olduğuna (akarsu, gömü, maden) gibi titreşimleri ile yakın çevreyi etkileyecek faktörlere dikkat etmek çok önemlidir. Bunlar bu yöntem ile önceden tespit edilerek inşaat öncesi çözülebilir.